SNK

21. Bölüm “Bakalım bu yaz nasıl bir yaz olacak”

İpek gibi dümdüz, uzun sarı saçları denizden gelen hafif rüzgârla uçuşurken, Yosun kayanın üstünde oturduğu yerden başını yukarı doğru kaldırıp, kasıp kavuran yaz güneşine baktı. Ellerini siper yaptığı yeşil gözleriyle siyah noktalar görene kadar da devam etti bakmaya. Kim derdi ki koca bir kış böylesine çarçabuk geçecek diye! Dün gece gelip, geçen seneki evlerine yerleşmişlerdi …

21. Bölüm “Bakalım bu yaz nasıl bir yaz olacak” Read More »

20. Bölüm “17 kişi”

Ömer birkaç kasa konserveyi raflara dizerken, Enis de depodan dükkâna gelecek kasaları taşıyordu. Enes arka avluda Fahrettin Dede’nin müthiş sihirbazlık numaralarını şaşkınlıkla izliyor, Yosun ise Güneş’le birlikte tartların üzerlerini süslemek için ince meyve dilimleri kesiyordu. Normal bir günden hiç farkı yoktu, işleri biter bitmez yazın bu son günlerini değerlendirmek için yüzmeye gideceklerdi. Yosun elbette tüm …

20. Bölüm “17 kişi” Read More »

19. Bölüm “Köşedeki zırh”

Yosun ormanda nefes nefese koşarken yanakları kızarmıştı, yüzü alev, alev yanıyordu. Öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, pişmanlık… hissettiklerinden sadece bir kaçıydı. Oysa sabah ormandaki kulübeye gelirken aklından geçirdikleri kesinlikle bunlar değildi! Kaygan çamurlardan, eğri büğrü kayaların üzerlerinden koşarken, birkaç kez düşmüş hatta dizini kanatmış, elini incitmişti ama umuru değildi. Olabildiğince hızlı koşarsa sakinleşebileceğini düşünüyordu. Ormanın çıkışına …

19. Bölüm “Köşedeki zırh” Read More »

18. Bölüm “Burayı nasıl bu kadar sevdim ki!”

Aradan geçen birkaç gün boyunca çocuklar mümkün olduğunca birlikte olmaya çalışmışlardı. Evlerine yatmaya gitmek dışında neredeyse her dakikalarını beraber geçirirken yaz tatilinin bu son günlerinde birbirlerine doymaya çalışıyorlardı. O gün yine Demir Bey’e gidecekler yarım kalan serayı bitirmek için biraz daha çalışacaklardı. Demir Bey’in de dediği gibi iki sıkı çalışma gününde bitirebilirlerdi. Yosun sabah gözlerini …

18. Bölüm “Burayı nasıl bu kadar sevdim ki!” Read More »

17. Bölüm “Seneye burada sizi bekliyor olacağız…”

Tahta verandasının gölgesinde oturmuş kitabını okumakta olan Demir Bey, Dart’ın ıslak burnunun eline değmesiyle irkildi. Köpek, Yosun’un getirdiği kırmızı topu adamın ayaklarının dibine koymuş, kendisiyle oynaması için burnuyla dürtüyordu. Kitabından ayrılmak istemeyen Demir Bey ayağıyla hafifçe vurup ileri doğru yuvarladı topu. Dart bunu oyun davetinin kabulü olarak algıladığı için hemen topu geri getirip diğer hamleleri …

17. Bölüm “Seneye burada sizi bekliyor olacağız…” Read More »

16. Bölüm “Kırmızı plastik top”

Enis elindeki buz gibi limonata bardağını alnına dayamış kendini serinletmeye çalışırken bir yandan da Yosun’u dinliyordu. Cezalı günler geride kalmış, normal rutinlerine dönmüşlerdi. Ortalıklarda koşuşturmaya başlamış olan kedi yavrularıyla oynayan Enes, yeniden kazandıkları özgürlüğün tadını çıkarıyordu. “Ya işte böyle…” dedi Yosun “Yani ne zaman istersek, Demir Bey’e gidebiliriz” “Abartma istersen!” diyerek araya girdi Ömer, bir …

16. Bölüm “Kırmızı plastik top” Read More »

15.Bölüm “Ah senin bir hikayen de var demek ki!”

Saat tam 11’de Yosunların bahçe kapısına gelen Ömer bisikletini bahçe kapısına dayayıp içeri girdi. Onun annesi de Demir Bey için börek yapmış ve bir kutuya koymuştu. Börek kutusunu da alıp evin kapısına doğru bahçeden yürürken zili çalmasına fırsat bırakmayan Yosun kapıyı açmıştı bile. Kızının ardından gülümseyerek Füsun da göründü. “Günaydın Ömercim nasılsın? Cezanız bitmedi ama …

15.Bölüm “Ah senin bir hikayen de var demek ki!” Read More »

14.Bölüm “Çikolata soslu, şeftalili pasta…”

Annesi ayağından cımbızla son kalan dikenleri de temizlerken acıyla bağırdı Yosun. “Oh olsun sana! Hak ettin bunu sen, az bile bu!” Belki de bininci kez azarlıyordu Füsun kızını. Yosun fırtınalı günden beri evden çıkmamıştı, geçen bu dört günde arkadaşlarıyla telefonda konuşmuştu sadece. Zaten diğerleri de Yosun gibi cezalılardı. Ömer sadece dükkâna gidiyordu ama oradan ayrılması …

14.Bölüm “Çikolata soslu, şeftalili pasta…” Read More »

13.Bölüm “Misafir beklemiyordum”

Işığa doğru yürümeye başlayan çocuklar, karanlığın içinden üzerlerine doğru hamle yapan dev cüsseli Dart’ın bir ayı homurdanmasına benzeyen sesiyle oldukları yerde donup kaldılar. Ama en azından doğru yere geldiklerini artık biliyorlardı! Ömer en kısık sesiyle fısıldadı. “Sakın ani hareket yapmayın…” Dart tam karşılarında oturmuş, değil onlara hareket izni vermek nerdeyse nefes bile aldırmıyordu. Kısa ve …

13.Bölüm “Misafir beklemiyordum” Read More »

Bölüm 12 “Bu hava patlar!”

Enis’le Enes dükkândan arka avluya geçtiklerinde Ömer ve Yosun’u masalardan birinde oturmuş sohbet ederken buldular. Sabahın serinliğinde yeni sulanmış saksılardan yükselen toprak ve sardunyaların baharatlı kokusu, Güneş’in sabahın erken saatlerinde fırına attığı poğaça kokusuna karışmıştı. Enis arkadaşlarının yanına otururken Enes de artık ele avuca sığmayan kedi yavrularıyla oynamak üzere onlara doğru koşturdu. Ömer şehirde geçirdiği …

Bölüm 12 “Bu hava patlar!” Read More »

Scroll to Top